İzmir'lilerin en şanslı tarafları sanırım harika sınırları olması ve harika komşular barındırmasıdır.
İzmir _Çeşme arası mekik dokuduğumuz bu yaz Sakız adasınıda es geçmeyelim dedik ve 2 günlük bir kaçış planı hazırladık..
Hazırda vizeniz yoksa Sakız' a seyahat sanıldığı kadar zor değil ,İzmir'de bulduğumuz bir seyahat acentesinden yaptığımız başvuru ile 2 fotoğraf nüfüs bilgileri pasaport ile size kpı vizesi imkanını sunuyorlar,her ne kadar kapı vizesinde oldukça büyük bir kuyruk olsada son dakikacılar için alternatif bir çözüm.Ada'ya ulaşım İstanbul'ular bilirler biizm İdo ları şimdi bizim İdolardan almışlar kırmızıya boyamışlar üzerleirnde Ertürkyazmışlar olmuş sana Çeşme / Sakız arası 45 dk lık feribotlar :)
ÇEşme'de PAsaport kontrol binasının hemen yanında bir otopark var araba sorununuz olmamakta dilerseniz araba ilede adaya geçiş yapabiliyorsunuz ama onun için arabalı feribotlarda eklenen bir kaç ekrak bilgisi daha gerekiyor.Adaya geçiş kısa olduğu için ve insnaın içini bir heycan kapladığı için nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.
Biz son dakikacılar adaya bayram zamanı gittiğimiz için sadece telefon ile bir pansiyon rezervasyonu ayarlamıştık ama en önemli detayı araç kiralamayı atlamışız, adaya vardığınız her yer araç kiralama dükkanları ile dolu olsada bayram zamanı araçların tek bir tanesini dahi bulmak zor :) Varolanlarda oldukça tuzlu malesef.
Şansılıyız ki çok lokum bir pansiyon sahibi amcamız vardı ilk işimiz pansiyonu bulup bavullardan kurtulmak olsun dedik ve attık kendimizi pansiyona , amcamız biizm için tek tek tüm araç kiralama fimalarını arayıp sorsada güzel bir neticeye ulaşamadık..
Şanslıydık ki pansiyonumuz merkezde idi ve merkeze yakın bir plaj vardı.Sakız diyince aklıma halen muhteşem denizi geliyor adamlar o kadar harika denize adam gibi plajlar yapmmaışlar desem yeridir, kimi derme çatma kimi kıyılarda taş taş üstünde ama herkesin rahatlığı ile sizde umursamaz oluyorsunuz ve havlunuzu serdiğiniz her yer sizin oluyor :)
Ada aslına bakarsanaız küçük bir ada değil ve 2 günlük bir tatilde tamamiyle bitirme şansınız olmaz ilk gün tabanvay ikinci gün arabalı ve gidiceğimiz gün de bisiklet ile seyahati tercih ettiğimiz için adanın sadece yarısını gezebildilk elimzde harita ile güneyini tamamiyle bitirdik ama kuzeye hiç çıkmadık...
HArika bir kaç yeri olduğunu daha önce gitmeden google daki bir kaç gezginden araştırmıştım beni etkileyen en muhteşem sahillerinden biri Mavra Volia tamamiyle volkanik taşlardan oluşan bu kıyısında harika bir deniz manzarası ve muhteşem bir denizi var taşların hepsi koyu renkte ve sahile muhteşem bir görüntü veriyor, Karfas plajı ise en iyilerinden şehire uzak olsada bir çok kafe ve resti bulunan onunde plaj sandalyeleri ve şemsiyeleri ilke tamamiyle kum bir sahil ( şemsiye ve şezlong bulmak arada zor olabiliyor diğer plajlarda :))
Rakılarına gelince ben yineden Türk rakısına değişmem ouzolarını ne kdr çok koyarsanız koyun su eklediğiizde şeffaflaşan bir görünümü var bizim aslan sütü gibi değil :)
araba ile seyahatimizde dikkat çeken bir şey ise her virajda ( çoğunlukla ) ve bazı evlerin önlerinde gördüğümüz taştan örülmüş kubbeli küçük camlı yatpıtlardı bazı gezginleirn isteleirnde bunun ne anlama geldiğini okumuştum ancak bu kadar sıklıkta beklemiyordum....Ada da trafik kazasında ölen ada halkı için yapılmış ölen kişilere özel içerisinde dini yazıların ve mumların bulunduğu anıtlardı bu yapılar.İnsan ister istemez her virajda karşısınıa çıkan bu yapıttan önce sinir sahibi olsada sonrasında farkertmeden arcını düzgün kullanmaya daha temkinli olmaya başlıyor..
Ada halkına gelince 7 den 70 herkesin elinde bir içecek Frape :) sanırsın milli içicek çalışma saatleri o kdr esnek o kdr rahatlar ki günün her saati turist değil dikkatinizi çekerim ada halkının cafeleri doluşturup Frapelerini yudumladıklarını görebilirisniz ve yine her yaştan adalının altında bir motor kadınından gencine yaşlı amcasından orta yaşlı kesime kadar hepsi motor kullanıyor:)
Adanın meşhur bir birası var kendi ada imalatlarıymış tadı güzel ama içmeden dönmeyşin diyecek kadar abartamayacağım:) Kahvaltıda yediğimiz bir tatlıya hasta oldum mesela bizim kürt böreğini düşünün içine tarçın ve elma ekleyin birde üzerlerine toz şekeri serpin işte şiddetle tavsiye edebileceğim bir tatlı sabah akşam her saat yiyebileceğiniz türden..
İçkimi adadan alayım derseniz biizm Carrefour lardan gördünüz mü kaçırmayın derim :) hem içerdeki peynir ve çikolata çeşitleirni kaçırmamış olursunuz hemde içkilerin ucuzluğuna şaşıp kalırsınız...
Bizi ilk başta mest eden ve hadi Sakız' a kaçalım diyen bir videoydu aslında bir taverna içerisnde çekilmiş herkesin muhteşem yunan ezgileri arasında kurtlarını döktüğü bir video adada böyle tavernalar mevcut ancak ne yazık kı belirli günler kapalılar cmtesi gecleleri açık olan o tavernaları dönüş yapacağımız gün olan cumartesiye denk getirmemiz bombaydı .....
Adanın yine güneyinde yer alan bir köyü Pyrgi Köyü tüm yapılar evler aynı taşlar ile döşenmiş muhteşem bir uyuma sahip küçücük minnacık bir köy :) gezmeden geçememenizi tavsiye ederim.
Kalamar tutkunları kalamarın her şeklini yerim diyorsanız sormadan siparişlerinizi geçin derim aksi taktirde Volkan gibi bütün halinde kızartılan karıdeslerin dehşetine kapılıp aç kalabilirsiniz :)
Ve adadan ayrılmadan çok meşhur olan reçelci Rena'ya uğramadan dönmeyişn derim damla sakızı ve binbir çeşit reçeli ile Türkçe konululur tabelası ve gülen yüzü çeşitli kahvelerini ve samimi tavırlarıyla o bi efsane :)
Yine olsa yine gider adayı tam tur tamamlarım ve muhteşem denize doyasıya girerim gilip görülmeli ve keşfedilmelidir
Öpüldünüz
Zep










Hiç yorum yok:
Yorum Gönder